Ama o yaz her şey farklıydı. Komşu çocukları büyümüş, oyunlar dağılmış, kahkahalar yerini dedikodulara bırakmıştı. Ben ise arada kalmıştım: Ne tam çocuk, ne de yetişkin sayılıyordum. İçimdeki heyecan yavaş yavaş sıkıntıya dönüştü.
Geceleri, dalga sesleriyle uyumak yerine kendi içimdeki huzursuzlukla boğuşuyordum. Deniz bile bana yabancı geliyordu; eskiden sığındığım mavi, bu kez üzerime kapanan bir tavan gibiydi.
O yaz, çok sevdiğim yazlığımdan ilk kez nefret ettim. Bir zamanlar kaçmak istediğim yer, artık kaçmak istediğim yer oldu.