17 yaşıma bastığım yaz, bavulumu her zamanki heyecanla hazırlamıştım. Çocukken gün sayarak gittiğim yazlık, benim için özgürlüğün ve mutluluğun simgesiydi. Deniz kokusu, akşamüstü esintisi ve komşu bahçelerden gelen kahkahalar… Hepsi beni oraya çağırırdı.


Ama o yaz her şey farklıydı. Komşu çocukları büyümüş, oyunlar dağılmış, kahkahalar yerini dedikodulara bırakmıştı. Ben ise arada kalmıştım: Ne tam çocuk, ne de yetişkin sayılıyordum. İçimdeki heyecan yavaş yavaş sıkıntıya dönüştü.

Geceleri, dalga sesleriyle uyumak yerine kendi içimdeki huzursuzlukla boğuşuyordum. Deniz bile bana yabancı geliyordu; eskiden sığındığım mavi, bu kez üzerime kapanan bir tavan gibiydi.

O yaz, çok sevdiğim yazlığımdan ilk kez nefret ettim. Bir zamanlar kaçmak istediğim yer, artık kaçmak istediğim yer oldu.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir